top of page
Ara

Medeniyetin başkenti: Roma

Yazarın fotoğrafı: gunoralgunoral

Güncelleme tarihi: 21 Ağu 2019

Binlerce yılda dünyanın en büyük medeniyetlerinin başkentliğini yapan, günümüzde modern dünya ile tarihin birbiriyle en uyumlu yaşadığı şehirlerden olan Roma'da kısa bir gezinti yapalım.




İtalya’nın bu güzel başkenti, yarımadanın ortalarında batı kıyısına yakın bir konumda. Bu şehre ulaşım biri büyük biri küçük iki havalimanından sağlanıyor. Havalimanından şehir merkezine trenle yaklaşık 45 dakikada ulaşılıyor. Ancak tren yolculuğu biraz karmaşık olabiliyor, dikkatli olmak ve aktarma olup olmadığını kontrol etmek gerekli. Merkez tren istasyonu şehir merkezine yakın. Buradan otobüs ile otele ulaşıp gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra geziye başlanabilir. Şehri gezerken toplu ulaşım kullanmak pek gerekmiyor ancak fazla yürüyemeyecek olanlar için özellikle otobüs ya da tramvay kullanılmasını öneriyorum. Bu şehri gezmeye gelip metroyla yeraltından bişey görmeden geçmek mantıksız geliyor.


KONAKLAMA


Roma çok turistik bir yer olduğundan konaklanabilecek çok farklı özelliklerde yerler var. Airbnb uygulaması ile ev ya da oda kiralayabilir, otelde oda tutabilir, daha ekonomik bir tercih olarak hostelde kalabilirsiniz. Airbnb uygulamasında güvenlik konusu önemli, bu nedenle yorumları iyi olan, tercihen super host olarak belirlenmiş evsahiplerinin tercih edilmesi faydalı olacaktır. Muhit olarak Trastevere gece yaşamı ve çok sayıda restoran-bar seçeceği ile benim favorilerimden. Trastevere turistik merkezin başlangıcı olan Piazza Navona ve Vatikan’a eşit uzaklıkta, Tiber nehrinin batı tarafında kalan bir yer. Turistik merkezin etrafında da kalınacak çok yer var, bu bölge Tiber nehrinin doğu tarafında kalıyor. Ekonomik tercihler genelde Termini Tren istasyonu civarında yer alıyor. Bu bölgede konaklamalarda gece eve dönerken güvenlik açısından dikkatli olmak gerekli. Vatikan yakınlarında konaklamak da değişik bir ambians yaşamak açısından tavsiye edilebilir. Colloseo yakınlarında bulunan Monti mahallesinde kalmak da bir diğer alternative. Bu bölgede de değişik café-barlar ve restaurantlar var. Ben bugüne kadar yukarıda saydığım tüm bölgelerde ev veya oda kiralayıp kaldım, belirttiğim gibi Trastevere favorim.


GEZİ


Roma’da meşhur bir turistik rota var. Turistik rota, yüzyıllardır Roma’yı ziyaret eden turistlerin rotasıyla oluşmuş olan bir yürüyüş yolu. Rota, Navona Meydanından başlayıp kuzeydoğuya doğru Pantheon ve Trevi Çeşmesinden geçerek kuzeybatıya doğru İspanyol Merdivenlerine ulaşıyor. Tüm bu alan Roma’nın ilgi merkezlerinden ve Roma’ya ilk defa gelen biri mutlaka bu rotada vakit geçirmeli.


Navona Meydanı günün her saati renkli ve keyifli. Güneşli bir bahar günü buradaki bir cafede bruschetta yemek ve beyaz şarap yudumlamak müthiş bir keyif. Navona meydanından başlayan turistik rota byunca genel olarak restoranlar fena değil; hediyelik eşya dükkanları, çeşitli mağazalar, rota üzerinde meşhur noktalarda fotoğraf çektirmek gibi turistik faaliyetler makbul. Pantheon’un içine mutlaka girmek gerekli. Colloseo gibi milattan sonra birinci yüzyıl civarında inşa edilmiş olan bu yapı aslında bir pagan tapınağı iken şimdi bir kilise olarak hizmet veriyor.



Trevi çeşmesine yaklaşırken cüzdanlar emniyetli bir yere alınmalı, çünkü burası çok dar bir alan ve yüzlerce insanın akını gün boyu sürüyor. Çeşmenin yakınına inip fotoğraf çekmek için kısıtlı bir süreniz var, çeşmenin görevlileri bu zamanı kafalarına göre belirliyor ve size çeşmeden uzaklaştırabiliyor. Trevi Çeşmesini görmek için en iyi zaman sabaha karşı saatleri. İspanyol Merdivenleri de gün boyu kalabalık ama Trevi gibi çok dar bir alan olmadığından daha rahat. Bu bölgede çeşitli üst gelir grubu mağazaların renkli ve keyifli vitrinleri incelenebilir. İspanyol Merdivenlerine yakın noktalarda bulunan Pompi’de tiramisu yemek ve Cafe Greco’da capucino içmek bu bölgede kesinlikle yapılması gereken faaliyetlerden.



Tarihi rota dışında elbette Roma’nın başka bir ilgi merkezi Vatikan. Bu müze-ülke bütün bir günü buraya ayırmayı gerektirecek kadar güzel. Sabahtan akşama kadar müzeyi gezip bitiremeyebilirsiniz. Gişenin bulunduğu kapıya yaklaşırken çoğunluğu Pakistan-Hindiztan civarından gelen göçmenler sıra beklemeden geçiş için özel biletlerden satmak ya da tur rehberiniz olmak isteyecektir. Müze açılış saatinden beş dakika önce gişe civarında olmak bu gibi fazladan masrafları engelleyecek, içeride de rahat bir gezinti sağlar. Müzeyi gezerken önemli bir ayrıntı, Michelangelo’nun yapıtı olan tavan freskleriyle ünlü Sistine Şapeli çok kalabalık olacaktır. Ayrıca burada fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Bu fotoğrafı ben çektim, güvenlik görevlisi bana benzeyen bir turisti kenara çekip telefonundaki fotoğrafları inceledi. Açıkçası burası bağımsız bir ülke olduğundan bu konuda ne şekilde bir sıkıntı yaşanır hayal edemiyorum.


Vatikan’dan çıkınca akşam yemeği Trastevere’de yenmelidir. Trastevere Vatikan’dan taksi ile 10 euro kadar tutuyor. İki kişiden fazla gruplar tren vs yerine taksi tercih ederse zaman açısından daha uygun olacaktır. Burası birbirine bağlı birçok taş döşeli sokaklardan oluşuyor ve bir çok güzel restoran-barlar var. Yemekten sonra Piazza di Santa Maria’da sokak sanatçılarını izleyerek içkinizi yudumlayabilir ya da benim favori mekanım olan Freniefrizoni’ye uğrayabilirsiniz.


Roma’nın bir diğer, ve hatta kimilrine göre en meşhur turistik alanı Colloseo. İtalya’nın en büyük arenalarından olan Colloseo etrafında da çeşitli restoran ve barların bulunduğu sokaklardan oluşan Monti bölgesi var. Özellikle bahar aylarında bu bölgeyi kesinlikle tavsiye ederim. Michelangelo’nun bir diğer eseri olan Musa heykelini de Monti bölgesinde bulunan Basilica San Pietro in Vincoli’de görebilirsiniz.



Bunlar dışında Venedik Meydanı gibi görülmesi gereken çeşitli meydanlar, güzel sokaklar ve parklar var. En iyi gezi metodu bence Turistik Otobüse binip tam bir günü buna harcamak. Hem bilgi sahibi olmak, hem duraklarda inip etrafı görme şansı olması hem de toplu ulaşımın çok da ucuz olmaması nedenleriyle bu otobüsler bence çok faydalı. Gezi için bir başka tavsiyem internetten Europe free tour gibi konuları arayıp bunlardan yararlanmanızdır. Genellikle tarih ya da turizm öğrencileri bahşiş karşılığı bu işi yapıyor. Avrupa’nın önemli turistik rotalarında bu hizmet çok gelişmiş durumda. Şehrin bazı sırları dahil çok geniş bilgi edinilebilecek turlar düzenleniyor.


YEME-İÇME


Roma’da restoran-bar olarak beni memnun etmeyen çok az yer oldu. Turizm şehri olarak kötü mekanın iş yapamadığı bir yer. Yine de en iyiyi bulmak isteyenler googlemaps ya da foursquare gibi uygulamalardaki puanlamalara bakabilir.


Roma’da en meşhur yemek Pasta Carbonara, domuz eti ve yumurtalı bir sosu olan bir çeşit makarna. Ayrıca yaz sonu çeşitli mantar salataları yenebilir. Pizza da genel olarak bir İtalyan şehri olduğundan yenebilir. Ayrıca kasım-şubat ayları arasında gelenler İtalya’nın kuzeyinden gelen trüf mantarının tadına bakabilir. Bunun dışında bir başkent olmasından dolayı tüm dinya mutfaklarından örnekler bulunabilir. Tatlı olarak yukarıda belirttiğim gibi Pompi adlı zincir mekanlardan birinde tiramisu yenmelidir.


Roma’da özellikle yaz aylarında Spritz çok tüketilen bir içkidir. Aperol ya da Campari (ikisi de bir çeşit narenciye likörü) prosecco (köpüklü tatlı şarap) ve sodadan yapılan bu aperitif içki sıcak havalarda iyi gider. Bunun dışında kozmopolit bir şehir olduğundan koktely barlar ve publar bolca mevcuttur. Şarap konusunda restoranın önerilerini dinlemek ya da önceden internetten araştırarak gerekli bilgiyi alıp gitmek ve buna göre şarap seçmek gerekecektir. Burası Napoli gibi ev şaraplarıyla ünlü bir yer değildir ve bilmeden seçilen rasgele bir şarap yemeği rezil edebilir.


GÜVENLİK


Genel olarak güvenlik konusunda bir sıkıntı olan bir yer değildir. Göçmenlere dikkat etmek ve kuytu köşe yerlerde dolaşmamak gerekir. Taksiciler işlerini yapar, parasını alır, dolaştırma gibi hadiseler olmaz. UBER yaygındır. Her ihtimale karşı pasaport ve kartların özel çantalarla giysilerin içinde taşınması, fazla para taşınmaması, şehrin güzelliğine kapılıp fotoğraf çekerken telefonların elde çok açık şekilde tutularak yürünmemesi gerekir. Durup fotoğraf çekip sonra telefonu emniyete alıp yürümek daha doğru olacaktır. Özellikle tren istasyonu civarında harita uygulamasını kullanmak için telefon elde yürümek zararlı gözleri üzerinize çekecektir. Türkçe konuşmanızdan dolayı göçmenlerin ilgisine mahzar olduğunuzda sohbete katılmayın, sakın kimseyle samimi olmayın, İstanbul-merhaba kardeş gibi laflar ile size yakınlaşmaya çalışan olursa gerekirse uzaklaşın.

 
 
 

Commentaires


Join My Mailing List

Thanks for submitting!

© 2023 by Going Places. Proudly created with Wix.com

bottom of page