Fransa'nın Güney Kıyıları - Cote d'Azur
- gunoral
- 17 Eki 2024
- 8 dakikada okunur

Fransa’nın güneyinde Marsilya’dan Monaco’ya yaklaşık 700 km’lik bir sahil şeridi 18.yy ortalarından itibaren bu isimle anılıyor. İsmin kaynağı hoş bir hikaye. Nice’e geldiklerinde gökyüzünün yıl boyunca alıştıkları gri renkten çok farklı olarak masmavi olduğunu gören 18.yy İngiliz aristokratları ‘gökyüzü de denizi gibi mavi’ anlamında Mavi Sahil (Cote d’Azur) demişler buralara. O tarihten bugüne üst düzey gelir grubu temsilcilerinin ve 1970’lerden bugüne de yat turizminin uğrak yeri haline gelmiş. Ancak bölgede 1 milyon yıllık ilkel el aletleri bulunmuş, en eski yerleşim yeri kalıntıları 400 bin yıllık, o kadar uzun zamandır insansıların gelişimini izleyen bir coğrafya burası. Cote d’Azur aynı zamanda French Riviera olarak da biliniyor. Riviera İtalyanca bir sözcük ve Fransa-Toskana arasındaki İtalyan sahilini ifade ediyor. Biraz daha güneydoğuya gidilince de İtalya’nın meşhur Cinque Terre bölgesini içeren Riviera Liguria’ya ulaşılıyor. Cote d’Azur bölgesinin bir kısmı uzun zaman İtalyan yönetiminde ve etkisinde kalmış. French Riviera da oradan hareketle verilen bir isim olmuş. Zaman içerisinde iki tarafı da görüp deneyimleme şansım olduğundan İtalyan Riviera’sının görsellik açısından Fransız tarafının ise yaşam açısından daha iyi olduğunu iddia edebilirim. İtalyan Rivierası biraz daha İstanbul gibi, gidip görmek harika, muhteşem bir güzellik, ama trafiği, derdi çilesi yaşamı zor kılıyor. Fransız Rivierası ise İzmir gibi, görsel olarak dümdüz şehir, mimari bir güzellikten bahsetmek mümkün değil (İzmir’liler kızmasın, Körfezin ortasından iki yakayı da çok izledim denizden) ama yaşam açısından sahilleri, yakınlardaki tatil yöreleri, naif mekanları ile İstanbul’dan daha ‘yaşanılası’. Alın size bir tartışma. Ankara bu tartışmanın dışında, en güzeli orası, orada Anıtkabir var çünkü.


Biz konumuza dönersek, Cote d’Azur, günümüzde yüksek gelir grubunun gözdelerinden ve özellikle yatçılığın en önemli merkezlerinden biri. Tüm sahil hattı boyunca neredeyse her 20 kilometrede bir büyük bir marina ile bölgede toplam 33 marina bulunuyor. Her bir marinanın çevresindeki küçücük kasabalara ne büyük bir ekonomik zenginlik kattığını söylemeye gerek bile yok. Yatların ziyaretleri, sadece marina kirası olarak değil, yatlara sağlanan onarım, iaşe, temizlik, yakıt, idari işler gibi çok çeşitli iş alanlarında yoğun bir kazanç ile bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Bu katkıya bahsedilen işlerde çalışacak insanlar için iş imkanlarını da eklemek gerek. Sadece yatlara yönelik konular değil, bu bölgeyi sıklıkla ziyaret eden hatta çoğunlukla bu bölgede kalan süper ve mega yatların misafirleri için çok sayıda hava aracı ve onlara yönelik hizmetler de ekonomiye katkı sağlıyor. Havalimanında sıra sıra özel jetler, helikopterler, lüks transfer araçları bulunuyor. Lüks mağazalar zaten her yerde.
Bölgeyi sıra sıra, şehir şehir inceleme şansımız olmadı, bu gemimiz küçük oğlumuz Bora’nın keyfi çerçevesinde şekillendi. Ama uğrama şansı bulduğumuz yerlerle ilgili biraz bilgi vereceğim. Bu gezimizde Nice Marina yakınlarında bir ev kiraladık ve çevredeki gezilerimizi tren/otobüs ile gerçekleştirdik. Daha önce geldiğimizde daha merkezi bir yerde kalmıştık, ama bu kez bütçeyi biraz daha düşünmek zorundaydık. Ailece gezimizden 3 hafta sonra ben iş için Cannes’a tekrar geldim ve merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde bir evde kaldım. Sonuçta bölgede 3 farklı yerde konaklama tecrübemiz olduğunu söyleyebilirim.
Nice
Bölgenin en büyük şehirlerinden biri olan Nice’de 350 bin civarında yaşayan var. Şehir, üzerinde Nice Kalesi’ni barındıran Mont Boron tepesinin batısına doğru yayılmış, adeta sırtını bu tepeye yaslayan uzanmış barınsan görünümünde. Upuzun sahiller, Eski Nice mahallesinin dar sokakları, Çiçek Pazarı en önemli ziyaret alanları. Plajlar yer yer küçük çakıl, yer yer iri çakıl ile kaplı. Denizin dalgalı olduğu günler denize giriş çıkış zorlu bir maratona dönüşüyor. Özellikle bu bölgede denize girmek için deniz ayakkabısı kullanmak çok önemli. Şehrin uçsuz bucaksız sahilleri ücretsiz kullanıma açık. Arada ücretli beach club’lar var, ama ücretsiz alanlar çok daha geniş. Eski Nice mahallesinde dar sokaklarda bir çok restoran ve butik mağaza keyifli bir yürüyüş alanı oluşturuyor. Ayrıca yaz aylarında bölge çok sıcak olduğundan bu sokakların gölgeli ve serin atmosferi hayat gezginler için kurtarıcı oluyor.

Gezinti alanlarından en dikkat çekici olanı da Çiçek Pazarı. Gerçekten çiçek satışı için kurulan bu pazar alanında ayrıca küçük tezgahlarda taze sebze meyveler ve pazar günleri antika ürünler bulunmakta. Ancak belirtmekte fayda var ki pazardaki meyveler bizim pazarlarımız gibi değil, turistik bir oluşum haline geldiğinden pazar pahalı. Meyveleri marketten almak daha ucuz bir seçenek olmuş. Üstelik marketlerdeki meyvelerin kalitesi de gayet iyi. Antika pazarını tavsiye ederim, ilginç ürünler bulmak mümkün.

Nice, yeme içme bakımından üst sıralarda bir mutfak değil. Fransız mutfağı elbette çok geniş, ama Nice hem İtalyan etkisi hem de turistik bir bölge olmanın verdiği etkiyle Fransız mutfağından ziyade pizzalar, kolay atıştırmalıklar ve benzeri ürünlerle damak tadı açısından beni çok tatmin etmedi. Nice salatası fena değil, ama ton balıklı salata her damağa uymuyor. En meşhur atıştırmalıklardan olan nohut unundan krep ‘socca’ bira eşliğinde güzel bir yiyecek ama bir kere yemek bana iki haftalık ziyaretimde yeterli geldi. French Fries elbette iyi bir eşlikçi ama bir öğün sayılmaz. Sonuçta yediğimiz hiç bir şey kalitesiz ya da tadı kötü değildi elbette, ama hiç ‘ne güzel yedik yahu’ da demedik.
Herhangi bir restoranın diğerlerinden çok öne çıktığını hissetmediğim için spesifik önerilerde bulunmayacağım, ama genel olarak google araştırmalarında bulunan yorumlara güvenilebileceğini söyleyebilirim. Biz restoranları google puanına göre seçtik ve genelde memnun kaldık. Ev kiraladığımız için tüm kahvaltıları ve bazı öğle yemeklerini evde yedik. İçtiğimiz tüm şaraplardan memnun kaldık. Marketten 10€’a aldığımız şarabın vivino uygulamasında 4.0 puanlı olması dikkat çekici. Benzer şekilde hava limanında da 13-15€ bandındaki şaraplar vivino’da 4.1 puan civarında geziyor. Burada uygulama reklamı değil, ben şaraplarımı alırken bu uygulamadan puanına bakmayı seviyorum. Sonuç olarak yeme içme konusunda ortalamanın çok üstünde bir beklentiyle gelinebilecek bir yer. Tek mekan önerim olarak Rue Emmanuel Philibert üzerindeki yeni açılan kokteyl bar Povera’dan bahsetmek isterim. Ev yapımı cin ile yaptıkları cintonik gerçekten harikaydı.
Cannes
Bu bölgede en çok konuşulan kasabalardan olan Cannes, dünyaca ünlü bir film festivaline ve Avrupa’nın en büyük yatçılık faaliyetlerinden Cannes Yachting Festival’e ev sahipliği yapıyor. 80 bin kişinin yaşadığı bu küçük şehrin bu kadar büyük organizasyonları kaldırabilmesi ayrıca etkileyici. Festival haricinde gittiğinizde boş sokakları ve renksiz ortamı ile çok dikkat çekmeyen bu şehir, Yachting Festival esnasında kalabalık, canlı ve çok keyifliydi. Fiyatların oldukça yüksek olduğu sahil kesimi restoranlarından marketten alınan ucuz ve basit hazır yemeklere yediğim içtiğim her şeyden keyif aldığım bir şehir. Mutlaka ziyaret edilmeli.
Antibes
Bana göre bu bölgenin en güzel yeri. Picasso’un bir dönem yaşadığı bu şehirde onun adına bir de müze bulunmakta. Sahil şeridinin güzelliği, sokakların orta çağ havası, genel olarak renkler (denizin mavisiyle binaların sarısının uyumu), heykeller, her gittiğim yerde uğrak mekanlarımdan olan pazar yeri, bu kasabada gördüğüm her şeyi çok beğendim.

Ventimiglia
Bu minik İtalyan şehrine tren hattının son durağı olduğundan ‘neden olmasın’ düşüncesiyle gittik. Sahil kısmını Fransız şehirlerine kıyasla pek beğenmediğimizden denize girmedik. Cuma günü kuulan çok büyük bi pazarın içerisinde dolaştık. Diyebilirim ki bu pazar kesinlikle görülmeli. Çok farklı ve iyi kalitede ürünleri uygun fiyata bulmak mümkün. Bu pazar yeri dışında şehrin pek bir yerini göremedik çünkü hem hava çok sıcaktı hem de yemek için oturduğumuz yerde pizzalar harikaydı. O kadar iyi yedik ki sonrasında fazla gezinmek istemedik. Pizza yediğimiz yer Via Giuseppe Mazzini üzerindeki Stella, kesinlikle tavsiyemdir. Ayrıca bu şehre marketten harika Kimbo kahvelerini çok ucuza alabilir, Cote D’Azur’a ucuz bir alternatif alışveriş merkezi olarak düşünebilirsiniz.
Monaco
Daha önceki ziyaretimizde sadece casino civarında bulunduğumuz Monaco’da bu kez parklar, sokaklar, marina ve farklı restoranlar gibi geniş bir gezi yaptık. Monaco bölgenin en üst düzey lokasyonu, dünyanın kişi başı gelir açısından en zengin ülkesi. Lüks araçların gezindiği sokaklar tertemiz, parklarda çeşitli heykel ve görseller ile şık bir görünüm elde edilmiş, binaların mimarisi etkileyici. Monaco mutlak ziyaret edilmesi gereken bir mini ülke.

Sahiller
Daha önce bahsettiğim üzere bizim bu gezimiz çocuğun rahatı ekseninde planlandı ve gelişti. Erken kalkıp kahvaltıyı evde yaptıktan sonra deniz dalgalanmadan ve hava çok ısınmadan deniz kenarına gidip güneşten ve denizden faydalanmak, öğle yemeği için ya eve ya da uzaktaysak bir restorana oturmak, yemek sonrası Bora’nın öğle uykusu, ardından bir park ziyareti ve akşam yemeği ile kapanış. Deniz için Nice merkezde, marina yakınında, Antibes’de, Cannes’da, Villafranche’de farklı plajları ziyaret ettik. Aslında her plajı farklı bir açıdan çok beğendik. Nice Merkez’de bulunan plajlar büyük çakıllı olduğundan küçük çocukla çok zor. Ama şehirde dolaşıp sıcaklayınca koşup bir tur denize girip geziye devam etmek için ideal. Antibes sahili ince kum ve dalgasız harika bir çocuk eğlendirme alanı. Benzer şekilde Saint Cap Ferrat da öyle. Cannes sahili de keyifli ancak diğer sahiller kadar temiz ve ferah gelmedi bize. Villefranche de keyifli bir sahil. Tüm plajlar, yakınlarında bulunan yeme içme mekanları ya da en azından marketler ile ihtiyaçların karşılanabileceği yerler. Havlunuzu serip şemsiyenizi dikip denize giriyorsunuz. Biz güvenlik açısından genele birimiz denizde diğeri sahilde malzemelerimizin yanında bulunduk, çünkü hırsızlık çok yaygın. İtalya’da cep telefonumu ve araba anahtarını toprağa gömüp denize girdiğim olmuştu, burada bu kadarına ihtiyaç duymasam da biraz tedirgin oldum. Trenlerde de sürekli bu koyda uyarılar oluyor. Bu arada sahiller yoğun yat trafiğinden olumsuz etkilenmiş gibi. Deniz her an tertemiz değil. Ben köpüklü atıklarla karşılaşıyorsunuz o anlarda denizden uzak durmak mantıklı. Sahiller için bir sıralama yaparsam en iyi Saint Cap Ferrat, sonra Antibes sonra da evimize en yakın mini halk plajı (Plage des Bains Militaires) diyebilirim, ama bu tercihler tamamen küçük çocukla rahat etme özelinde.


Özellikle belirtilmesi gereken bir ayrıntı: halk plajları tertemiz. Ne bir çöp ne bir pislik var. Yöre halkı yıllardır bu yaşam şekline alışmış, herkes elinde şemsiye ile en yakın plaja uğruyor gün içinde. Bu nedenle halk plajları tertemiz olagelmiş. İtalya’da böyle değildir mesela, ülkemizden hiç bahsetmiyorum bile. Yunanistan’da da bu şekilde tertemiz halk plajları görmüştük Sakız Adası’nda, ama burası bir başka o konuda.
Parklar
Çocukla gidilen tatil ya da gezi, mutlaka onun mutluluğunu ön plana alarak gerçekleşmeli. Biz de sabah kahvaltımızı alıştığımız erken saatlerde halledip sıcak hava çok bastırmadan çocuğu denize götürmeyi, akşam saatlerinde deniz dalgalı olduğundan parklarda eğlendirmeyi seçtik. Bu anlamda özellikle Nice merkezde Massena Meydanı’nın yanındaki Promenade du Paillon parkı, özellikle içerideki Fontaine Miroir d’Eau harika bir yer. Kaygan olmayan bir zemin, zeminden yukarı doğru fışkıran sular, hareketli müzikler, şen kahkahalı çocuklar. Bora burada çok eğlendi. Özellikle sıcak havada mükemmel bir çocuk etkinliği diyebilirim. Bu bölgede ayrıca çok güzel çocuk parkları ve spor alanları da var. Bunun dışında aynı etkiye sahip park görmedik. Küçük boyutlu parklar ve çocuk oyun alanları var ama en iyisi burasıydı.

Ulaşım
Cote d’Azur’a ulaşım en çok Nice Havalimanından yapılıyor. Bunun dışında Marsilya’dan da ulaşım mümkün. Ayrıca Cannes’da da küçük bir havalimanı var ama ülkemizden oraya uçuş yok. Macera için Genoa’ya uçakla ulaşıp oradan trenle de gelinebilir. Havalimanından her yere trenle ulaşım mümkün, oldukça da uygun fiyatlı. Örnek olarak Havalimanı-Cannes arası 8€.
Bölgenin tüm kasabaları arasında ulaşım çok rahat. Araç kiralamaya pek gerek olmadığını, hatta bunun gereksiz yük olacağını iddia edebilirim. İtalya gibi saklı cennetler barındıran bir coğrafya olduğunu düşünürsek maceracı bir yaklaşımla araç kiralanabilir, ama o araçla örneğim Monaco’ya gitmek gününüzü harcayacak bir trafik ve cep yakan otopark ücretleri demek. Tren ve otobüslerde kullanılan çoklu giriş imkanı veren kartlar bize çok faydalı oldu. Tren ve otobüslerin neredeyse tamamında geçerli olan bu kartları havalimanı ya da tren istasyonlarındaki makinelerden edinebilirsiniz. Telefonlar için uygulamalar da mevcut ama gecikmeler ve dil seçenekleri nedeniyle kart alıp cebimizde taşımayı tercih ettik. Bölge içinde ulaşım için trenler en etkin yöntem. Marsilya’dan Ventimiglia’ya hattın bir çok durağı var. Sadece bazı saatlerin çok yoğun olduğunu ve Japon metrosu gibi kapıdan zorla gireceğinizi belirtmek gerek. Biz bir sefer çocuk bunalınca indik bir plaja gittik çocuğu ekleyip tekrar bindik trene. Otobüsler ise ferah ve keyifli, ama yollar çok dolambaçlı olduğundan hem yol uzun sürüyor hem de hassas mideler için zorlayıcı oluyor.
Olumsuzluklar
Geleneksel Fransız suratsızlığı bazen karşınıza çıkıyor. Restoranda hizmet almak bizdeki ilgi çerçevesinde değil. Ayrıca sokaklar idrar kokusu ve yer yer insan/hayvan dışkılarıyla nahoş hisler uyandırıyor. Mayın tarlası gibi bir durum var, yerlere bakarak yürüdük.
İyisi kötüsüyle 3 farklı zamanda ziyaret ettiğimiz Cote d’Azur bölgesinden biz genel olarak çok keyif aldık. Üstelik 2 haftalığına kiraladığımız ev, Marmaris Orhaniye’deki bir haftalık kiralamamızdan daha ucuza geldi !! Marketlerden alınacak ürünlerle evde yemek hazırlamak, hatta daha sıkı bütçeler için gezerken yenecek sandviçler hazırlamak, sonuçta Türkiye’de geçirilecek bir tatil fiyatına daha uzun süre Cote D’Azur’da kalmak mümkün. Alınacak keyif ve huzur için yorumu okurlara bırakıyorum. 2021’den bu yana UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan Nice ve genel olarak Cote D’Azur’u gezi listenize almanızı tavsiye ederim.
Comentarios